Hep Aynı İsimler..Hep Aynı Derin İlişkiler’

Hep aynı isimler.. Hep aynı derin ilişkiler!

Semih Tufan Gülaltay.. Karslı ve dolayısı ile Turgut Büyükdağ ile hemşehri.

Tanışıyorlar mı?

Evet.

Biri “Akın Birdal’ın öldürülmesini azmettirme”den mahkum.

Diğeri de, 28 Şubat sürecinde Erbakan hükümetini devirmek için ortaya çıkarılan Fadime Şahin-Ali Kalkancı rezaletlerinin arka plandaki organizatörü.

Tesadüf mü bu?

Danıştay katili Alparslan Arslan’ın, Akın Birdal’ın vurulmasında azmettirici Semih Gülaltay ile toplantılar yaptığını da hatırlatıp, bir daha soralım, bu da mı tesadüf?

Yorum yapmayalım, devam edelim.

Rezaletin odak noktasındaki Ali Kalkancı da, Gülaltay ve Büyükdağ ile hemşehri!

Aaa..

Bak sen!

İlginç!

Biz devam edelim yine..

Fadime Şahin, mağdur olduğunu ilan ettiği dönemde de başörtüsünü hiç çıkarmadı. Ama ilginçtir, hak­larını savunması için dindar bir avukat değil, sıradan bir avukat da değil, başörtü karşıtı bir avukatı buldu.

Adı, Nuran Atahan idi.

Nerden buldu?

Kim buldu?

Başörtü düşmanı bir avukata nasıl güvendi, bilinmiyor!

Veya tersinden bakalım..

Nuran Atahan, “başörtü karşıtı” bir isim olmasına rağmen, Fadime Şahin başörtüsünü çıkarmadan, da­vasını ona vermek istediğinde, vekaletini nasıl aldı? Mahkeme harçlarını bile veremeyecek kadar çare­siz bir kızcağız, o avukatın vekalet ücretini nasıl karşıladı? Bunlar da bilinmiyor.

Eminim hayret edeceksiniz.

Fadime Şahin-Ali Kalkancı rezaletini organize eden ekibin başındaki Turgut Büyükdağ, Veli Küçük ile de tanışıyor. İrtibatları var.

Veli Küçük kimdi?

Kızı, aynı zamanda avukatı olan Zeynep Küçük’e göre, kendi halinde bir general. Muvazzaflık sonrasın­da da, kendi halinde, emekli bir general.

Ama görüyorsunuz işte, hangi taşı kaldırsanız, altından hep aynı ekip çıkıyor.

Gülaltay çıkıyor. Büyükdağ çıkıyor. Kalkancı çıkıyor.. Veli Küçük çıkıyor.

Benzer isimler çıkıyor.

Soruyorsunuz; Ali Kalkancı ile Ergenekon tutuklusu Zekeriya Öztürk tanışıyor. Tanışmak ne demek, or­taklar..

Soruyorsunuz; Veli Küçük ismi ile, Ali Kalkancı’dan sürekli para alınıyor..

Bütün yollar, hep aynı evlere gidiyor. Aynı adamları bize gösteriyor..

Diyecekler ki, “Şu şunla tanışıyor, bu bununla görüşüyor. Suç mu kardeşim bunlar?”

Durun, kızmayın hemen.

Ama insaf edin, 75 milyonda, bu isimlerin hep üstüste gelmeleri, bir tesadüf mü?

Sorunlu adamlar, hep sorunlu adamlarla görüşüyor.

Şu an yargılanan 100-200 adamın hepsi.. Hep birbirleri ile irtibatlılar. Biri ön cephede. Diğeri arka cep­hede..

Sonra çıkıyorlar, “Biz ne yaptık ki?” diyorlar.

Sormamız lazım, “Siz yapmadı iseniz, tüm o süreçlerde yaşadıklarımızı kimler yaptı?”

Bir isim daha..

Bugünlerde Kanada’da olduğu tahmin edilen Tuncay Güney’le irtibatlı Ümit Bavbek isminde bir emekli polis müdürü var.

Korkmaz Yiğit’in korumalığını yapmış.

Veli Küçük’le, o da tanışıyor..

Korkmaz Yiğit, Ali Balkaner ile aralarındaki alacak konusunda, Bavbek vasıtası ile, Veli Küçük’ü hakem yapmışlar..

Sorun, 3 bin-5 bin lira değil.. Milyon dolarlar konuşuluyor..

Yine çıktı karşımıza, avukat kızımızın babası, emekli generalimiz, Veli Küçük.

Hani düşünüyorum da, kendi halinde bir emekli general olmasaydı, daha hangi taşların altından çıka­caktı bu emekli general?

Ümit Bavbek’in, Korkmaz Yiğit üzerinden Güven Erkaya ile irtibatını da hatırlatalım..

Ve son noktayı şöyle koyalım:

İlişkiler çok kirli..

Bu kirli ilişkilerde, sanılmasın ki; ortalık güllük gülistanlık iken, birilerinin senaryosu ile insanlar ceza­evine tıkıldı..

Ortaya çıkarılanlar, mide bulandırıcı ilişkilerin sadece bir kısmı..

Daha ne derin ilişkiler var..

Emin Çölaşan’lar var..

Batık bankalar var..

Var oğlu var!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir