Kendi Kızlarını Ayırıp, Toplumu Ateşe Atıyorlar!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Kendi kızlarını ayırıp, toplumu ateşe atıyorlar!

 

Biz neyi tartışıyoruz?
İstanbul Üniversitesi’nde okuyan öğrenci Çağdaş ile, aynı üniversitede okuyan öğrenci Yağmur, “Biz ilerde evlenmeyi tasarlıyoruz. Anne-babamızın da yaşadıklarımızdan haberi var.. Üniversiteye yakın bir noktada kiralık ev tutalım. Orda kalalım. Hem masraflarımız da azalmış olur” diyorlar da..
“Böyle bir şeyi kabul edemeyiz” diye karşı mı çıkılıyor?
Bana kalırsa, öğrenci Çağdaş ile, kız arkadaşı öğrenci Yağmur’un, resmi ve dini nikahlarını yapmadan, bir evde kalmaları yanlış.
Yanlış da; bu, bana kalırsa..
Mevcut hukuki düzenlemelere bakıldığında ise, benim onay vermediğim bu “yaşam biçimi”ne, maalesef devlet onay veriyor..
Ve bugün bizim tartıştığımız şey de, aslında bu değil..
Peki tartışılan ne?
Tartışılan şey şu: Üniversite öğrencisi Çağdaş ile, öğrenci arkadaşı Yağmur’u, birileri bir araya getiriyor. Ne Çağdaş’ın annesi, ne Yağmur’un annesi, çocuklarının bir evde kaldığını bilmiyorlar..
Anne-babalar, çocuklarının yurtta kaldığını sanıyorlar.
Veya anne-babanın bildiği; çocuklarının hemcinsleri ile birlikte tuttukları bir evde kaldıkları..
Çağdaş ile Yağmur’un kaldığı apartmandaki komşuları da, onların sadece üniversite arkadaşı olduklarını bilmiyorlar.
Komşular, Çağdaş ile Yağmur’un evli olduklarını sanıyorlar.. Karı koca evi tutmuşlar diye biliyorlar..
İşte Başbakan’ın müdahale edilmesini istediği “yaşam biçimi” bu..
Anneden gizli..
Babadan saklı..
Komşuların gerçeğini bilmedikleri bir “yaşam biçimi..”
Devletin kayıtlarından dahi gizli tutulan bir yaşam biçimi..
Yalan üzerine kurulu..
Aldatmaya dayalı..
Sahtekarlık üzerine inşa edilmiş..
Aileye, komşulara, topluma ve devlete karşı sahtekarlık yapılarak kurulmuş bir hayat tarzı..
Birileri çıkıp, “Olsun. Size ne?.. Sahtekarlık üzerine de kurulu olsa, buna da karışamazsınız. Hayat bizim” diyecektir ama..
“Hayat bizim” diyerek, çok iddialı bir cümle kurmuş olacaklardır..
Acı bir olay ama..
Münevver Karabulut cinayetini hatırlatırım size..
Cem Garipoğlu, bir evin içinde kesmişti, Münevver’in kafasını..
“Evimizin içine girmeye hakkınız yok” diyebilir misiniz, Münevver’in anne-babasına..
“Polise ne, evin içinde yaşananlardan” diyebilir misiniz?
Münevver, “okula” diye gitmişti, Cem’in evine..
Cem, “Sinemaya gideriz” diye çağırmıştı Münevver’i evine..
Hem de, öyle sürekli birlikte kalma olayı bile değildi, o!
Yine de, yalanlar üzerine kurulu bir “yaşam biçimi” idi..
Ve o “yaşam biçimi”, tüm toplumu etkileyen vahşetlere yol açtığında..
Artık iş işten geçmişti..
Tekrar söyleyelim..
Üniversiteli kız ve erkek öğrenci..
Anne-babalarına gerçek durumu anlatmışlarsa..
Komşuları gerçeği biliyor ise.
Devlet gerçeği biliyor ise..
Muhtarlığa gerçek isimleri ile kayıtlarını yaptırmış iseler.. Sadece nikah eksikleri kalmış ise.
Biz nikahsız bu birlikteliğe onay vermesek bile, hukuki açıdan müdahale hakkı olmayabilir..
Çünkü bu ülkede sadece o evlerde değil..Kaymakamlık izni ile açılmış malum evlerde bile fuhşiyat yapılıyor..
Biz onlara da onay vermesek de, birileri bu hayat tarzını seçebiliyor..
Ama muhtarda erkeğin kaydı var, kızın yok ise..
Ailenin kız-erkek aynı evde kalındığından haberi yok ise..
Kusura bakılmasın.. Bu işe devlet de karışır..
Komşular da karışır.  Aile de karışır..
Nitekim karışıyorlar da zaten..
Bakmayın siz, üfürülen “Hayat tarzımız bu.. Karışılmasın” dediklerine..
Yazı yazanlara, ekranlarda “Başbakan yanlış yaptı” diyenlere bakın..
Sorulduğunda, “Siz kızınızın üniversiteden bir erkek arkadaşı ile aynı evde kalmasına onay verir misiniz” diye.
Tek cevap var..
“Hayır.”
Bazıları diyebilir ki, “Bir de ‘Oğlunuzun, kız arkadaşı ile kalmasına onay verir misiniz’ diye sorsanıza” diye..
Ona da kahir ekseriyet “Hayır” diyor..
CHP’nin ikinci ismi Gürsel Tekin bile, “O ayrı” diyerek, kendi kızının bir erkekle aynı evde kalmasına izin vermeyeceğini söylüyor.
Ayrı olan ne?
Biz neyi tartışıyoruz?
Tartıştığımız, Gürsel Tekin’in, Kemal Kılıçdaroğlu’nun.. Ahmet Bey’in, Mehmet Efendi’nin.. Ayşe Hanım’ın, Fatma Abla’nın kızının/oğlunun, farklı cinsten bir arkadaşı ile aynı evde kalıp kalmaması değil mi..
Dürüst olun beyler..
“Benim kızım ayrı” diyerek, “toplumun kızlarını/erkeklerini ateşe atmayın!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir