Ne Önemi Var 29 Ekim’in, Anıtkabir’in?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Ne önemi var 29 Ekim’in, Anıtkabir’in?

Hani “manevi değerlere sahip çıkan adamlar” olsalar.

“Bazı kavramların; maddi değerlerinin çok ötesinde, manevi değerleri de oldu­ğu”nu kabul etseler.
“Her şey madde değildir, maddenin ötesinde mana da çok önemlidir” diyenlerden olsalar..
Pozitivist kafa”yı bize dayatmasalar..
29 Ekim günü yürüyüş yapma konusundaki ısrarlarını..
Anıtlara mutlaka ve mutlaka çelenk koymak istedikleri yönündeki taleplerini…
Anıtkabir’e yürüyüş yapma konusundaki tavizsiz tavırlarını..
Bunların hepsini.. Hep belli bir günde yapma isteklerini makul karşılayacağım.
Kendilerine hak vereceğim.
Hatta onları destekleyeceğim..

Ama bu adamlar değil mi, biz “Manevi değerler de önemli” dedikçe, bize gülümseyenler?.
Bu adamlar değil mi, “Ne olacak ki, namaz kılarak? Ne olacak ki, oruç tutarak? Boşu boşuna aç kalıyor­sunuz, gerici adamlar..” diye bizi küçümseyenler?.
“Başınızı örterek, ne olacak? Namus başını örterek korunmaz.. Namus, beyninizde olmalı, yobazlar” di­ye tahkir edenler?.
Evet, bunlar değil miydi?
Şimdi bu adamlar, niye illa ki illa, “29 Ekim’de Anıtkabir’e yürüyeceğiz” diye dayatmada bulunuyor­lar?

Ne var yani, 29 Ekim’de?..
Ne var ki, Anıtkabir’de?
Olaya bilimsel bakalım arkadaşlar.
Hani siz, bize sürekli tavsiye ediyordunuz ya..
Konulara ilmi açıdan yaklaşmamızı öneriyordunuz ya..
Siz de öyle yapın şimdi..
Boşverin.. 29 Ekim’de yürüyüşünüze izin verilmiyorsa, siz de 29 Kasım’da yürürsünüz. 19 Aralık’ta yü­rürsünüz.
Maksat yürümekse, bir gün yürürsünüz işte.
Niye takıldınız, 29 Ekim’e?
Anıtkabir’e yürümenize engel çıkarıyorlarsa, siz de Atatürk Orman Çiftliği’ne yürüyün.
Gençlik Parkı’na yürüyün.
Ne bileyim, Esenboğa Havalimanı’na yürüyün.
Yürüyün işte bir yerlere.
Ne olacak, maksat yürümek değil mi?

bırakmayın arkadaşlar.. Bilimsel yaklaşımı elden
Bize tavsiye ediyordunuz ya..
Hah işte.. Tam da bize tavsiye ettiğiniz gibi yapın..
Anıta çelenk koyunca, ilmi açıdan bunun size ne katkısı olacak?
Anıtkabir’e yürüseniz, ilmi veriler açısından ne kazanım sağlamış olacaksınız?
İnanan insanlar olarak bizler; ilahi prensipler gereği, namaz kılarız. Belli hareketleri tekrarlar, inançla yaptığımız o hareketlerin bizi Allah’a yaklaştırdığına inanırız.
Ramazan ayında oruç tutar, Kurban Bayramı’nda kurban ibadetimizi yerine getiririz.
Bunlarla manevi vazifelerimizi yapmış oluruz.
Ama siz, pozitivist kafalar olarak… Sosyal demokratlar olarak… Sosyalist Enternasyonal üyesi çağdaş partinin üyeleri olarak..
Hatta ateist İşçi Partisi’nin üyeleri olarak.
Bunları “boş işler” olarak görür, öyle tanımlardınız.

Şimdi söyleyin bakalım,
“Israrınız niyedir, ‘İlla ki illa.. Anıtkabir’e yürüyeceğiz’ demenizin?”
Tabii ki bizim ilahi kaynaklı ibadetlerimizi, sizin beşeri ritüellerinizle kıyaslamak bile abes bir iş..
Ama sizler, bizim Tek Yaratıcı kaynaklı ibadetlerimizi bile önemsemezken.. Küçümserken..
Nedir sizin, beşeri kaynaklı hareket tarzınızdaki tavizsiz ısrarınız?
Beşeri tapınma taleplerinizdeki dayatmanızın gerekçesi nedir?
Değer mi, polisle çatışmaya?.
Değer mi, o kadar biber gazı yutmaya?.
Değer mi, su altında kalmaya?.
Somut bir hak talebiniz olsa..
Ona da “Eyvallah” diyeceğim.
Ama ortada, somut olarak dillendirdiğiniz bir insan hakkı talebiniz de yok.
O halde bu ısrarınız niye?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir