Polis Değil Biber Gazı, Başka Şeyler de Sıkabilir Yani!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Polis değil biber gazı, başka şeyler de sıkabilir yani!

 

Gezi parkı olayları durulunca, biraz daha serinkanlı konuşma imkânı doğdu..
Serinkanlı konuşacağız ama..
Bakın televizyonlardaki açık oturumlara..
Bakın haber programlarına..
Bakın gazetelerdeki haber ve röportajlara..
Hepsinde olaylar, profesyonelce, farklı şekilde gösteriliyor..
Sanki olaylar yaşanırken, canlı olarak seyretmedik..
Sanki onlarca yıl öncesindeki olayları tartışıyoruz..
Sanki başka bir ülkedeki, tüm ayrıntılarını bilmediğimiz bir olaylar silsilesini konuşuyoruz..
Taktik şu:
Olaylardaki şiddet görüntüleri; TV’lerde,  gazete sayfalarında, internet haberlerinde kesinlikle hatırlatılmıyor…
Şiddet içerikli olaylar, yok sayılıyor..
Hiçbir polis taşlanmamış gibi davranılıyor..
Hiçbir polis aracı yakılmak istenmemiş gibi, olanlar es geçiliyor..
Hiçbir belediye otobüsüne zarar verilmemiş gibi, yaşananlar unutturulmak isteniyor.
Hiçbir polis aracına molotoflar atılmamış gibi davranılıyor..
Taksim Gezi Parkı’na çıkan yollara barikatlar kurulmamış.. O alana araç girişinin fiilen yasaklandığı bir ortam yaşanmamış gibi anlatımlar yapılıyor.. .
Başbakan’a tweet’lerde, internette ve onlardan aktarılıyormuş gibi yapılarak televizyon ve gazetelerde hakaretler, küfürler edilmemiş gibi savunmalar geliştiriliyor..
Tam bir dezenformasyon…
Devamında da yaşananlar şöyle takdim edilmek isteniyor:
Sadece, Gezi Parkı’nda gençler oturdular.. Polis de onları dağıtmak istedi.. Biber gazı sıktı.. Çadırlar yakıldı..
Olay bundan ibaret..
Taktik bu..
Onların göstermek istedikleri bu görüntüyü birisi deşifre edip de, “Ama bakın bir emniyet amiri öldü. Yüzlerce polis yaralandı. Onlarca belediye otobüsü ve polis aracı zarar gördü” deyince..
Buna da hazırlanmışlar..
Cevap şu: “Ama bu olayları başlatan, polisin biber gazı sıkması oldu.”
Yani şunu mu demek istiyorlar: “Vatandaşın ihkakı hak yetkisi var..”
Polis (doğru veya yanlış), biber gazı sıkınca, vatandaşın da polis araçlarını devirme, yakma, molotof atma hakkı mı doğuyor?..
Bunu kabul etmek mümkün mü?
Tabii ki değil..
Bunu ancak, çapulcular kabul eder..
Apolitik gençler adı altında, çapulcular!
Oysa, avukatlar bunların emirlerinde..  Doktorlar emirlerinde..
Alın sağlık raporunuzu.. Açın davanızı.. Sorun “biber gazı”nın hesabını!
Ne diye, molotoflarla saldırıyorsunuz ki?
Ne diye, otobüslerin camların kırıyorsunuz ki?
Olayları çarpıtıcı anlatımlar o kadar ahlâksızca yapılıyor ki..
Habertürk’te rastladım..
İsmi lazım değil.. Ne idüğü belirsiz bir herif..
“O kadar gösterici olunca.. Tabii istenmeyen şeyler de olur. Olur yani” diyordu..
Tepem attı..
Bir komiser ölmüş..
Üç tane de göstericilerden ölen var..
Kendisi söylüyor lüzumsuz adam, “11 kişinin bir gözü kör oldu” diye..
150 trilyona yakın maddi zarar da cabası..
Tüm bu yaşananların sorumluları için yapılan yorum şu: “Olur yani!”
Vicdansızca..
Ahlâksızca bir ifade…
Ahlâksızca ama; bu adamları bizler şımarttık..
Hırant Dink öldürüldüğünde, sanki bu ülkede cinayet mağduru tek kişi Hırant Dink’miş gibi günlerce, aylarca, yıllarca tartıştık..
Hâlâ tartışıyoruz..
“Hırant’ın katilini, bilmeden de olsa taşıyan otobüsün şoföründen katilin geçtiği tüm illerin emniyet müdürlerine kadar herkes cezalandırılsın” diye sokaklara döküldüler.
Bizim dindarlarımız hemen koştular..
“Doğru diyorlar, adaletli olmamız lazım” dediler.
Hiçbirisi, onların şimdi, 4 insanımızın ölüp- 11 insanımızın gözünü kaybetmesine yaptıkları yorumu yapmadılar: “Olur yani.. Öyle laflar edilirse, bir adam da gelir, bu lafların sahibini öldürür yani..”
Denilmedi..
Denilmesini istediğim için değil..
Kimsenin öldürülmesine onay verecek değilim..
Ama bu “kimse”den kasıt, gerçekten “hiç kimse” olmalı..
Benim adamıma bir şey olmasın..
Başkalarının canı cehenneme denilmesin..
Gezi Parkı’na bir şey olmasın.. Ama dört insanımız ölsün.. 11 insanımızın gözü kör olsun..
Sonra da çıkıp halkın önüne, “Ama polis biber gazı sıkmayacaktı” diyorlar..
Kimse demiyor, “Polis aracına molotof atılırsa, değil biber gazı, polis başka şeyler de sıkabilir, sıkabilir yani!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir