Sevindiniz mi Şimdi, Çözüm Düşmanları!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Sevindiniz mi şimdi, çözüm düşmanları!

 

Bir tanesi manşetten, “Askerlerimiz artık çocuklarla top oynuyor” diye veriyordu..
Diğeri, “Özel timlerimiz, pikniğe çıktı” diyordu…
Bir diğeri, “PKK’lılar sınır dışına çıkıyor, güvenlik güçleri seyrediyor” diye hayıflanıyordu..
Böyle böyle gidiyordu haberler.
“Ne güzel, askerlerimiz artık şehit olmuyor. 5 aydır bölgede terör eylemleri yok. Dolayısı ile askerlerimiz de, can tehlikesi yaşamıyorlar. Artık boş vakitlerini, çocuklarla oynayarak geçiriyorlar” diye sevindikleri için bu haberleri vermiyorlar..
Bu haberleri/köşe yazılarını yapanların niyetleri, “Askerimizi çocuklarla top oynatıyorlar ki, PKK’lı teröristler ellerini kollarını sallayarak sınır dışına çıksınlar..” mesajını vermek..
“Özel yetiştirilmiş komandolarımız, teröristle mücadele edeceğine, boş boş oturtuluyor, teröristler de bölgede cirit atıyorlar” demeye getiriyorlar..
Oysa gerçekler ortada..
Yıllardır sorun yaşadığımız bölgede, yaşanan “kaza”lar dışında, son aylarda ne askerimiz, ne polisimiz şehit oldu..
Bundan sevinç duyması gerekenler, “Ah bir olay çıksa da, ortalık karışsa” beklentisi ile, askeri kışkırttılar.. Şehitleri/gazileri provoke ettiler. Bayrağı istismar ettiler.. Milliyetçi kesimi tahrik ettiler..
Ülke genelinde, protez bacağını çıkartıp, çözüm sürecini anlatmak isteyenlere fırlatanlar mı dersiniz..
İstiklal Marşı’nı ezbere bilemeyenlerin, “Durun marşımızı okuyacağız” diye, provokasyon amaçlı girişimleri mi dersiniz..
CHP Genel Başkanı’nın ağzından bile, neler denmedi neler..
“Silahın bırakılması yetmez.. Silahların teslim edilmesi de gerekir!”
Sanki örgüt silahlarını teslim etmek istiyor da, hükümet “Yok biz silahları almayalım. Belki ilerde size lazım olur. O zaman kullanırsınız” diyor..
Ülkenin gerçekleri ortada..
Bu teröristlerle, CHP’nin de iktidarda olduğu yıllar boyunca, devlet tam bir hakimiyet sağlayamamış.
Şu an, en azından sınır dışına çıkacaklarına göre..
Şimdilik bununla yetinilip, sonrasında da silahların tümü ile teslim edilmesinin istenmesi, daha mantıklı değil mi?
Yok, kılçık atacaklar ya..
Mızıkçılık yapacaklar ya..
Yaptılar, yapacaklarını..
Tüm bunların sonunda, esas maksatları ne?
Ben anlatmayayım..
Odatv’den Mümtaz İdil, kendi kalemi ile, dün sabah yayına giren yazısında, çok güzel anlatmış, ben ondan aktarayım:
“CHP’nin sokaklara inmesi, halkla buluşması, evlere dağılması gerek…
Daha da ileri götürüp işi anarşiye bile vurdum. (…)
ANARŞİ YARATMAK ÇOK MU ZOR
Yani bir anarşi yaratmak çok mu zor?
Spartacus bir anarşistti… Lev Tolstoy da, George Sand da…
Anarşizmi bu ülke ‘kargaşa çıkaran küçük guruplar ve kişiler’ olarak algıladı hep. Bir felsefi kategori olduğunu asla kabul etmedi. Küçümsedi, kelimeyi kabuğundan çıkarıp neredeyse terör ile eşdeğer hale getirdi.
Oysa bütün devrimlerin temelinde anarşizm vardır. İlk hareket mutlaka anarşi ile kendini gösterir.”
Mümtaz tek değil..
Onun gibi daha niceleri var..
Ve o niceleri, dün büyük sevinç yaşamış olmalılar..
Reyhanlı’daki patlama sonrasında yaşanan ölümler, aylardır terör eylemi yaşamayan ülkemizi yasa boğarken, “derin”dekileri de pek sevindirmiş olmalı..
Kandan besleniyorlar çünkü..
“Niye askerlerimiz şehit olmuyor? Niye polislerimiz vurulmuyor? Niye güvenlik güçlerimiz, sakin bir hayat yaşamaya başladılar?” diye manşet atıyorlardı ya..
Basın toplantıları düzenleyip, “Ne aldınız? İmralı’ya ne söz verdiniz” türünden tahrik dolu açıklamalar yapıyorlardı ya..
Dün Reyhanlı’da yaşananlardan utanır, tüm o iftiralardan dolayı birazcık üzüntü duyarlar mı şimdi?..
Soru şu: “Örgüte bir söz verildi ise, şimdi niye bomba patlatılıyor ki?”
Öyle ya..
Söz verilmişti ya..
“Bölünecektik” ya..
Bu bombalar niye patladı şimdi?
Bazı akıllılarımız, “Amma da safsınız. Bu patlama PKK’nın işi değil ki.. Suriye’nin işi” diyecek..
Hah işte..
Suriye konusunda da, CHP’nin öncülüğündeki ulusalcılar, hep Esed’den yana tavır aldılar ya..
Ne oldu, şimdi “Esed yaptırttı” diyerek, çıkmaz sokaktan kurtulacaklarını mı sanıyorlar?
Suçüstü oldular işte..
PKK’nın bir taşeron olduğu.. Biraz sıkıştırınca sesini kesebileceği.. Ama uluslararası güçlerin (PKK yerine DHKP/C’yi ikame edeceklerdi ama, onu da başaramadılar) hiçbir zaman boş durmayacağı, dünkü patlama ile anlaşıldı..
Yeter ki bizde, bu gerçeği görecek “göz” olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir