Teröristbaşı Apo’nun Avukatı Merak Etmiş, Biz Cevaplayalım..

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Teröristbaşı Apo’nun avukatı merak etmiş, biz cevaplayalım..

 

Teröristbaşı Apo’nun uzun süre avukatlığını yapan, sonra gelip CHP’den milletvekili seçilen Sezgin Tanrıkulu, Başbakan’a kendince bazı sorular yöneltmiş..
“Gezi Parkı olaylarına katılan kişi ve kurumlarla ilgili tarafınıza isim listesi iletildiği iddiaları doğru mudur?” ile başlamış.. “Bu listede siyasi partilerin üst düzey yöneticileri ve milletvekillerinin isimleri var mıdır?” ile devam etmiş..
Başbakan’ın ne sözcüsüyüm..
Ne de temsilcisi..
Onun adına cevap verecek değilim..
Ama olayları takip eden bir basın mensubu olarak, Sezgin Tanrıkulu’nun merakını gidereyim..
“Liste verildi mi” diyor, Tanrıkulu..
“Hiç şüphen olmasın” diye başlayayım ve devam edeyim:
“Liste en ince ayrıntısına kadar verilmiştir, şüphen olmasın Sezgin Bey..”
Soruyor Sezgin Bey: “Bu listenin düzenlenme amacı ismi geçen kişileri doğrudan hedef göstermek midir?”
Hedef göstermeye ne gerek var ki, Sezgin Bey..
Suç işleyenleri.. Halkı isyana teşvik edenleri.. Polise molotof atanları, attıranları.. Devletin, bunları hedef göstermeye ihtiyacı yok ki..
Devlet gereğini yapacak bunların.
Açacak ceza davalarını.. Açacak tazminat davalarını.. Millete verdikleri zararın tümü, burunlarında fitil fitil getirilecek bunların..
Tatlı ihaleleri alıp, “Hükümeti istemezük” diye sokağa dökülenleri ile.. Kardeş görünüp, “Yok mu Allah rızası için bir kaymak” diyerek iş bitirenleri ile..
Hepsinden.. Yargı önünde yaptıklarının hesabı sorulacak, hiç şüphen olmasın, Sezgin Bey..
Merak etmiş soruyor Sezgin Bey: “Bu listede siyasi partilerin üst düzey yöneticileri ve milletvekillerinin isimleri var mıdır? Var ise bu isimler kimlerdir?”
Sen bilmiyor musun Sezgin Bey?..
Bak o listenin en başında kim var, sana söyleyeyim.. Teröristbaşı Apo’nun yeni avukatı konumundaki BDP’nin milletvekili Sırrı Süreyya Önder var..
CHP milletvekilleri Levent Gök var.. Emine Ülker Tarhan var. Muharrem İnce var.. Sen varsın..
Var oğlu var, Sezgin Bey..
“Acaba beni atlamışlar mıdır” diye merakın boşuna.. O listede, bu kirli oyunu tahrik eden herkes var, Sezgin Bey..
Yok öyle, çapulcuların önüne düşüp, sonra kaytarmak..
“Biz sadece Gezi Parkı’na destek verdik. Molotoflardan haberimiz yok. Camiye ayakkabıları ile giren, orda bira içenlerden bilgimiz yok” diye tornistan etmek..
Vereceksiniz, o illegal eylemlerin hepsinin hesabını.. Kaçış yok, avukat bey..
Soruyor Sezgin Bey: “Bu listede sendika ve sivil toplum örgütlerinin ismi yer almakta mıdır? Yer almakta ise bu sendika ve sivil toplum örgütleri hangileridir?”
Madem merak etmiş, sormuşsun.. Al eline kalemi, kağıdı.. Not et bakalım, Sezgin Bey..
DİSK ile başla..
Babası Sarıyer ormanının işgali ile kurulan bir evde oturan.. Babasını protesto edeceğine, gelip Taksim’de küçücük çocukları “Gezi Parkı” için tahrik eden.. Yeşil sevdalısı(!) Arzu Çerkezoğlu’ndan başla..
Sahte doktorlar, bitkisel tedaviler için saat başı uyarı açıklamaları yaparken.. Kendileri sokaklarda acil servis noktaları kurup, orda kayıtsız-kuyutsuz sahte doktorlarla, öğrencilerle hasta muayenesi yaptırtan. Eczanelerden yasadışı yollarla ilaç alıp, otel otoparklarını, cami içlerini ağrıkesicilerle, serumlarla dolduran Tabipler Odası yöneticileri.. En başta da, orman işgalcisinin damadı Ali Çerkezoğlu..
Polislere atılan taşları, molotofları görmezden gelip, teröristlere kucak açan.. “9 kişi kayıp” deyip halkı isyana teşvik eden. Sonra kendi internet sitesinden bile bu haberi silerek, suçtan kurtulmayı düşleyen İstanbul Barosu’nun başkanı ve yöneticileri..
Mahkeme safahatını çoki iyi bilen.. Yürütmeyi durdurma kararından sonra Gezi Parkı’nda hiçbir adım atılamayacağını adı kadar bilen.. Buna rağmen “3. köprü de yapılmamalı. Havaalanı da yapılmamalı” türünden absürt isteklerini, Gezi Parkı üzerinden gündemde tutmaya çalışan Mimarlar Odası yöneticileri..
Hepsi verecek, yaptıkları kirli organizasyonun hesabını..
Soruyor Sezgin Bey: “Bu listede eylemlere katılan öğrencilerin isimleri var mıdır?”
Maalesef var Sezgin Bey, var..
Girmedikleri imtihanlar.. Eyleme katılma karşılığında aldıkları yüksek notlar.. O notları veren öğretim üyeleri.. Öğrencileri toplu  olarak Taksim’e götüren öğretmenler.. Müdür yardımcıları.. Müdürler.. Hatıra fotoğrafı çeken okul yöneticileri.. Sıkışınca “Aaaa. Tesadüfen öğrencilerle karşılaştık, orda bir resim çektik. Tüm suçumuz, öğrencilerle tesadüfen Taksim’de karşılaşmış olmak” diye kıvıran okul idarecileri..
Hepsinin listesi tamam, sen dert edinme Sezgin Bey.
Hesaplar sorulacak..
Bir daha darbe ortamı oluşturmaya teşebbüs etmelerine imkan verilmeyecek..
Sen rahat ol, Sezgin Bey..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir