Yargılamayı Siz Yapacaksınız, Şahidi Biz mi Dinleyeceğiz?

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

Yargılamayı siz yapacaksınız, şahidi biz mi dinleyeceğiz?

 

28 Şubat davası, gerçekten ilginç duruşmalarla devam ediyor..
Dünkü duruşmaya da, davaya müdahale talebinde bulunan avukat Muhammet Emin Özkan’ın bir sorusu damgasını vurmuş..
Yargı brifingleri ile ilgili olarak, sanıkların sorgusu yapılırken, Av. Özkan, “Yargı mensuplarının o brifinge nasıl çağırıldığını öğrenmek için bu mahkemede görev yapanları da dinleyin. Çünkü onlar da katılmıştı” şeklinde bir talepte bulunmuş.
Av. Özkan’ın “bu mahkeme”den kastı, 28 Şubat davasını yürüten Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin o tarihlerdeki heyeti idi..
Yani o günün, Ankara’daki DGM’si idi..
Madem 28 Şubat brifingine o mahkemenin eski üyeleri de katılmışlar.. Madem bire bir brifingdeki konuşmaları dinlemişler..
Belki ayağa kalkıp alkışlamışlar..
Şimdi onların da olaylarla ilgili olarak tanıklık etmelerinden daha tabii ne olabilir?
Mahkemenin vicdani kanaatinin oluşması için, bu zorunludur da..
Böyle fırsat, her mahkemenin eline geçmez..
Ortada bir darbe iddiası var..
Darbe iddiasının delilleri arasında, yargı üyelerine verilen brifingler de var..
Ve yargılamayı yapan mahkemenin eski üyeleri, bu delille bire bir temas halinde..
Mahkeme eski üyelerini çağıracak, soracak: “Sizler bizim oturduğumuz bu koltukta dün oturuyordunuz.. Önümüzde çok ciddi bir suçlama var. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemi ile yargılanan insanlar var.. O tarihte ne oldu, anlatır mısınız? Diğer delilleri de inceliyoruz. Ama bir hukukçu gözlüğü ile.. Bir hakim gözlüğü ile.. Neler yaşadınız, anlatır mısınız”
Bu sorunun sorulması, bir zorunluluk..
Hem zorunluluk.. Hem fırsat..
Dandikten şahitlerle.. Olayları anlatırken, hukuki kavramlardan habersiz kişilerin anlatımları ile karar vereceğinize..
Yıllarca ağır ceza başkanlığı, ağır ceza üyeliği yapmış hakimlerin şahitliğine başvuracaksınız..
Mümkün değil, böylesi bir fırsat kaçırılmaz..
Ama ne diyor, dünkü duruşmaya çıkan heyetin başkanı?
“Bu mahkeme mi?”
Sanık avukatları olsa idi, hemen işi gırgıra dökerlerdi: “Yok İngiltere’deki mahkeme!”
Av. M. Emin Özkan Bey, saygıda kusur etmeden izah ediyor talebini: “Bu salonda görev yapan, o zamanki, Orhan Karadeniz başkanlığındaki mahkeme!”
İşte o noktada, kilit çözülüyor..
Mahkeme Başkanı, “Siz merak ediyorsanız siz dinleyin!” diyor.
İşte bu noktada..
28 Şubat davası bence yerel mahkeme ayağını tamamlamıştır..
Bir mahkeme başkanı ki..
Davanın özü ile ilgili..
En temel suç delillerinden birisinin şahidi konumundaki kişileri..
Özellikle de bu kişiler hakimlik görevi üstelenen kişiler olduğu halde..
Dinlemek istemiyor ise..
Dinlemek istememeyi bir kenara bırakın..
“Siz merak ediyorsanız siz dinleyin!” şeklinde bir cevapla geçiştirmeye kalkıyorsa..
Heyet halinde vereceği bir kararı, başkan sıfatı ile, oldu bitti ile reddedici ifadeler kullanıyor ise..
Bu dava bitmiştir..
Önceki günkü duruşmada da, mahkeme heyetinin, müşteki avukatları Av. Hüsnü Tuna ve Av. Cüneyt Toraman ile “Reddi hakim talebi sözlü ifade edilir-edilemez” tartışmasına girmesi, bu yönde sinyaller veriyordu ama..
“Belki yargılamanın hızlı yürümesi için yazılı talep isteğinde bulunulmuştur” diye düşünerek, tartışmayı görmezden gelmiştim..
Ama dünkü duruşma..
Artık her şeyi ayan beyan ortaya koyuyor..
Delilleri toplamak istemeyen bir başkanımız var, karşımızda..
Tanık bildiren avukata, “Sen dinle o tanığı” diyen bir mahkeme başkanı..
“Tanığı ben dinleyeceksem, o zaman yargılamayı da bırak, ben yapayım” denilmesi lazım ama.
Denilmiyor işte..
Bir hatırlatma daha yapalım..
Emin Bey’in isteği, şu açıdan da çok büyük öneme sahip..
O tarihteki mahkeme heyeti, Necmettin Erbakan hakkında, RP’li milletvekilleri hakkında açılan ceza davalarının görüldüğü mahkeme..
Sadece brifing değil..
Brifingle birlikte, RP’liler için açılan ceza davaları açısından da, çok önemli şahitlikler yapabilecek durumdalar..
Tabii ki gelip, “Bize baskı yapıldı” diyeceklerini sanmıyorum..
Hele hele o dönemin meşhur hakimi Orhan Karadeniz’in, darbeyi deşifre edecek tek kelime edeceğine inanmıyorum..
Ama onların susmaları bile..
“28 Şubat darbedir” diye haykırış olacaktır..
Bu açıdan  önemli, o hakimlerin dinlenmeleri..
Bu heyet karar vermese de, Yargıtay aşamasından sonra.. Tarihe not düşmek için de olsa.. O hakimler mutlaka dinlenmeli!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir