“Yeni Gençlik” Dedikleri, Bizim Dinozor CHP’liler Çıktı!

Ali Karahasanoğlu – Yeni Akit

“Yeni gençlik” dedikleri, bizim dinozor CHP’liler çıktı!

 

Taksim’de eylemler başladığında, ne deniyordu?

“Siz anlamıyorsunuz. Yeni bir gençlik var artık. Yepyeni bir toplum var. Bunu görmeliyiz.. Artık sosyal medya ile harekete geçen bir büyük güç var.. Bu gücü kabul etmeliyiz..”
Devam ediyorlardı: “Halkın tamamı Taksim’de.. Orda her görüşten insan var.. Ordaki insanları küçümsemeyin..”
Sonra küçük bir anket yapıldı..
Taksim’de Gezi Parkı eylemine katılanlara, “Son seçimde hangi partiye oy verdiniz” diye soruldu..
“Halkın kendisiyiz” diyenler cevap verdiler: “% 75 CHP”
Oysa yakın tarihteki seçimlere bakıyoruz, CHP’nin aldığı oy oranı % 25..
Taksim’dekiler halk ise, 2011 seçimlerinde  sandıklarda çıkan neticede olduğu gibi, CHP’ye oy verenler, % 25 olarak niye çıkmıyor da, % 75 çıkıyor?
Nedir bunun izahı?
Çok bilmiş akademisyenler, çok bilmiş sosyologlar bir açıklasınlar şu işi..
Geri kalan “% 25’lik diğer partilere oy verenlerin dağılımı”nda bir mantık olsa, hadi neyse diyeceğim..
% 25’e bakıyoruz..
Onun da yarıdan fazlası, BDP.. Yani PKK..
Gerisi de Komünist Parti.. İşçi Partisi..
AK Parti’ye oy verenler mi?
% 1.2 imiş!
Eeee?
% 49 oy almış AK Parti’ye, Taksim eylemine katılanlardan sadece %1.2’si oy vermişse..
Demek ki orda, AK Parti düşmanları doluşmuş..
O zaman, niye, “Burda her görüşten halk kesimi var” diyorsunuz?
% 75’i CHP’ye oy vermiş topluluktan, AK Parti’nin yaptığı her icraata karşı çıkıştan başka ne bekleyebiliriz ki?
Komünistlerden oluşan bir topluluktan halk yararına bir faaliyet beklenir mi?
“Bunlar yepyeni gençlik.. Bunlar anlamak gerekir” diyenler.. % 75 oranında CHP’ye oy verdikleri ortaya çıkınca.. Deşifre oldular.. “Yeni gençlik” dedikleri, CHP’nin dinozorları çıktı!
Dahası var..
“Biz halkız” diyenler, “Taksim Platformu” adı altında, kendilerine temsilciler belirleyip, Başbakan’ın davetine icabet ettiler.
O temsilcilerde bir çeşitlilik var mı?
Ben aktarayım siz karar verin.
Ali Çerkezoğlu..
Arzu Çerkezoğlu..
Hani çoluk çocuk, evde nine-dede, anne-baba kim varsa, alıp birlikte gelseydiniz bari..
“Halkız” diyorlar..
16 kişiden ikisi karı koca..
İdeolojik saplantının esiri olmuş bir avuç topluluk, kendilerini “halk” diye tanıtıyorlar..
Azıcık bir araştırmada, hemen maskeleri iniveriyor aşağıya.. Toplumda % 1 oy ancak alabilen komünist fikirlerin esiri olmuş saplantılı kafalar oldukları anlaşılıyor..
Hatta komünist fikirlerin temsilcileri olarak, bir çeşitlilik ile de karşımıza çıkamıyorlar.. Geliyorlar bir karı-koca ile temsil ediliyorlar..

Sahi ben anlamadım, anlayan var mı?
Doktordan işçi olur mu?
Arzu hanım, hem doktor.. Hem de DİSK genel sekreteri imiş..
İşçilik istismarı değil de nedir bu?
Hani araştırsak, oturduğu yeri, tam da işçilerin yoğun olduğu bir nokta mı çıkacak?
Yoksa.
Yoksa tam da Taksim’de savunulan felsefenin tam tersi bir yer mi?
Aynen, bunlara destek veren, İstanbul Barosu eski başkanı Turgut Kazan’ın, orman katliamı ile kurulan Beykoz Konakları’nda villa sahibi olanların avukatlığını yaptığı gibi..
Kafaya bakın..
Taksim’de “üç tane ağaç kesiliyor” diye itiraz ediyor Turgut Kazan..
Sonra, paranın ucunu görünce, onbinlerce ağacın kesildiği Beykoz Konakları’ndaki orman işgalcisinin davasını alıp, Orman Bakanlığı’na karşı savunma yapıyor: “Kesilmişse kesilmiş, ne olmuş yani?” diyor..

Sağlık Bakanlığı, vazifesini yapmış, Tabipler Odası’na bir yazı göndermiş..
“Sağlık Bakanlığı’na ait ambulanslar var iken, niye açık alanda revir kurdunuz? Burda muayeneleri doktorlar m yaptılar, doktor diploması olmayan öğrenciler mi? Ayrıca, hastaların bilgisi nedir?”
Bu soruya, satılmış medyaya açıklama yaparak cevap veren Taksim’deki illegaliteyi savunanlar ne diyor?
Şunu diyorlar: “Biz bunun için Hipokrat yemini ettik. Bu suç ise, yine işleyeceğiz.”
Bakanlık, “Doktor mu muayene etti, öğrenci mi?” diye soruyor.. Aklı uçkurunda adam “Biz yemin ettik” deyip, aklı sıra cevap vermiş oluyor..
Bakanlık, “Ambulans var, niye revir kurdunuz” diyor..
“Biz hastaya bakmak için yemin ettik” diyor, anlama özürlü akılsız!
Sanki onlara, “Acil bir durum olsa bile, hastaya bakmayacaktınız” diyen var..
Allah bu akılsız doktorlardan bize kurtarsın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir