Vefa Nedir, Bilir misiniz?

Dr. Ersin Aslan Anısına

Vefa nedir, bilir misiniz?

Vefa; arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefa; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefa; ötelerin sonsuz mükâfatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır. (Hz.Mevlana)

 

Dr. Ersin Aslan’ın katili yargılanmaya başladı. Türk Adaleti onun cezasını verecektir. 18 yaşında caniliğini ispat etmiş, bu kirli ruhun nasıl temizleneceği ise kocaman bir soru işareti. Müebbet hapis olsa, en ağır koşullarda cezasını çekse, ağzıyla kuş tutup aldığı her nefeste “Arslan”ımızın ruhundan af, eşi ve biricik çocuğundan tövbe dilense ne çare… Giden geri gelir mi? Kaybolmuş, emek dolu bir hayat, tekrar can bulup yeşerir mi?

Hayatın ne olduğunu, ekmeğin nasıl kazanıldığını, helali-haramı bilmeyen, cehalet fukarası çakma adamcığı, siz ne ile nasıl cezalandırırsınız?

Gözü yaşlı geride kalan eşi, çocuğu, anayı, babayı, kardeşleri hangi ceza ile huzura kavuşturabilir, onların içlerine su serpip nefes almalarını kolaylaştırabilirsiniz?

İnsan hakları” fukaralığı ile savunduğunuz bu gudubelerin, hangi akıl hangi vicdanla gider avukatlığını yapar, az ceza alabilmesi için “şeytanın Avukatlığı”nı yaparsınız?

“Savunma hakkı kutsaldır” evet… Bu savunma hakkı, savunulacak eylemler için söylendi ise kutsallığa eyvallah. Eline bıçağı alıp, planlı bir şekilde katliam yapan bu insanlık fukarası için ise hiç kusura bakmayın, onu savunanlarda bu günaha ortaktır.

Nereden çıkarıyorum bu kanaati derseniz, buyurun size asıl kutsal olan, Kitabımız  Kur’an-ı Kerim Bakara Suresi (178); “Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.”

Maide Suresi (45); “Onda (Tevrat’ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için kefaret olur. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.”

Kısas hükmünün içeriğinde, İdam cezası da mevcuttur. Yani öldürülen birinin yakınları, cani için bağlı oldukları otoriteden kısas uygulamasını isteyebilir. Bunu Kutsal Kitabımız söylüyor. Bunu uygulamakta otoriteye farz kılınmıştır (Sünnet değil yani.). Otorite yani Devlet “Affedici” değil “Uygulayıcı” rolünde olmak zorundadır. Karar verecek olan mazlum taraftır, otorite (Devlet) ise verilecek kararın Uygulayıcısıdır.

Peki, biz bu vicdan sorgulamasının neresinde ve “Aslan”ımızın ne kadar yakınında, onun tertemiz ruhunun temsili, minicik evladının ne kadar farkındayız?

Onu, mesleğini icra ederken ne kadar koruyup kollayabildik, ne kadar güvenli ortam sağlayarak, can güvenliğini-mesleki onuru ile birleştirip işini yapmasını kolaylaştırabildik?

Bugün, meydanlara inerek bayrak açan meslek örgütleri, STK’lar, “Aslan”ımız görevini bu zor şartlarda yapmakta iken, hangi meydanlarda, hangi kanallarda gezmekte idi.

“Vefa”larını bir dev çınar yıkıldıktan sonra gösteren, bu sahne cambazları, bağıra bağıra gelen cinayeti engelleme yoksunu yöneticilerin, sırtlarını sıvazlamakla meşgulken, bugün neden hiçbir sorumlulukları yokmuşçasına, yüzleri kızarmadan orta yerde dolaşmaktalar? Bumudur Vefa sandıkları?

İşte, “Vefa” dev çınar yıkıldıktan sonra, padişah soytarılığı yapmak değil, koltukları altlarından kayıp gidecek endişesi taşımaksızın, yiğitçe haksızlıklara dimdik karşı koyabilmektir.

Bir yiğidin yok oluşunu, “cehalet” ile işlenmiş hunhar bir katliam, açıklamasının arkasına saklanarak, yüzsüzce o koltuklarda oturamamaktır…

Görünen köyün kılavuz istemeden de görülebileceğinin farkına varmak “Tedbiri alıp Takdiri Allah’a bırakmak” tır… Mekânın cennet olsun sevgili meslektaşım… Nurlar içinde yat.

7 Responses to Vefa Nedir, Bilir misiniz?

  1. dr.ali özdemir dedi ki:

    Yazınız belki gönlümüzden geçenlerin bir aynası olabilir. Siz kutsal kitabından bahsederken devletin ve halkının faiz batağında olduğunu bir ülkede yaşadığımızı unutmuş gibisiniz. Sivil toplum örgütleri noktasında da tüm sivil toplum örgütlerinin kendilerine böyle bir güvenlik zafiyeti iletilip de bu konuda tedbir almadıkları kanısı oluştu. Eğer konu hakkında detaylı bilgi sahibiyseniz tüm toplum örgütlerine de yuh olsun demek lazım. Elinize ve yüreğinize sağlık. Kanayan yaramız büyük hele birde bu görev ŞEHİDİ Dr. Ersin ASLAN ise hiç durmayacak gibi. Çünkü biliyorsunuz şehitler şehit edildikleri gibi kalacaklar ve çürümeyeceklerdir. dolayısı ile bu yaramızın kanıda akmaya devam edecektir.

  2. serdar kurtulmuş dedi ki:

    çok güzel bir yazı olmuş.tebrikler.

  3. şahin küçük dedi ki:

    hocam tam sizlik bir yazı olmuş.cesur ve korkusuz.ersin doktorumuza Allahtan rahmet diliyorum.sizlerinde onu unutmamasından dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum

  4. ahmet tan dedi ki:

    Kalemine, yüreğine, emeğine sağlık. Harika yazmışsınız doktorum.

  5. Erkan dedi ki:

    Yorumunuz güzel yalnız bir hatırlatma Ersinin cocuğu yok.

  6. burhan çelik dedi ki:

    güzel yazı güzel yorum helal gökhan bey.erkan arkadaşım yazıyı okudun da çocuğamı takıldın.insaf.burda bile eleştiri.ne denirki

  7. Erkan Arslan dedi ki:

    Ben bir kardeş alarak ne düşüncede olduğumu şüphesiz sizler birazda olsa anlarsınız onun için yazıların verdigi düşünce özü çok güzel ama benide anlayın yok Ersinin çoçuğu varmış yok.katil Murat Geceken çoçukmuş. yok adli tıp raporu 18 büyük Ersinin soy ismi Aslan mış yok Arslan benim için bunlar önemli şimdilik kendi duyğu ve düşüncelerimi bir kitap yazsam az olur olaya sizin pencerenizden bakmamam çok normal önce şü katil cezasını çeksin yani yazıdada söylendiği gibi kısasa kısas.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir