Kur’an-ı Kerim-i Okuma ve Okutma Kampanyası

Bimillahirrahmanirrahim.  
                       
Bismillah Her Hayırlı İşin Başıdır, Bizde Rabbimizden Hayır Umarak
Besmele İle Başladık Yazımıza Rabbim Hayırlı Kılar İnşaallah.
Değerli Kardeşlerim Malumunuz Okullar Tatil Oldu ve Yaz Kuran Kursu 11.6.2012 Tarihinde Başlıyor.
Bu Cihetten Yazımın Başlığını Kuran-ı Kerim-i Okuma ve Okutma Kampanyası Yazdım.
Gelin Hep Beraber Yüce Allah’a Söz Verip Birer Çocu’ğa Kuranı Kerimi Öğretelim.
Kuran Okumanın Yaşı,Zamanı ve Mekanı Yok Aslında Ama Şartlar Bizi Bu Hale Getirmiş Olmalı ki Bizler Sanki Kuran Sadece Yaz Ayları ve Tatilde Okunur,Öğrenilir Havasına Giriyoruz.Oysa Yaratılış Gayemiz Yüce Allah’a Layıkıyla Kul Olmaktır.İşte Kur’anı Kerim’de Yüce Allah’ın Kelamı Olduğu Hasebiyle Okunması Gereken Kitapların En Başında Gelir Ve En Önemli Olanıdır.
Kuran-ı Okumanın Yaşı Yoktur.Her Yaştaki İnsan Biraz Azm Ederse Hemen Okumayı Çözer ve Öğrenir.Kuran-ı Çocuklarımıza,Akrabalarımıza,Komşularımıza,iş Arkadaşlarımıza ve Kısacası Tanıdığımız Herkese Öğretmeliyiz,Öyle Güzel Öğretmeliyiz ki Okunduğunda Okuyan Allah İle Konuşuyormuşcasına ve Dinleyen Allah’ın Kelamı Olduğunu Bilip Onu Kalben Dinlemesi, Lazım.

Hz.Peygamber ( S.A.V ) Ümmetine Kur’an Öğrenmeyi ve Öğretmeyi Teşvik Etmiştir.
Bu Konuda Diğer Şehirlere Sahabiler Yollamıştır.Bunların En Başında Geleni ve İlk Olarak Medineye Gönderilen İlk Kuran Hocası Musab Bin Umeyr’dir.
Yemene İse Kuran-ı Kerim’i En Güzel Okuyanlar’dan Ebû Mûsa El Eş’ariyi Kuranı Öğretmesi İçin Yollamıştır.
İşte Bizlerde Allah’a,Peygamber’lerine ve Ahiret Gününe İman Edenler Olarak Üzerimize Düşen Vazifeleri En Yüksek Derecede Yapmaya Çalışmak Zorundayız.Çünkü Allah Resulü Hadisinde

( Küllüküm Râin ve Küllüküm Mes’ûlün an Raiyyetihî ) “Hepiniz Çobansınız; Hepiniz Çobanlık Ettiği Sürünün Korunmasından Sorumlusunuz.” Buyuruyor.

Elbette Kuran-ı Kerim Belli Bir Usul,Adab ve Kural’a Göre Öğrenilir ve Öğretilir.
Nasıl ki Herşeyin Bir Kuralı Var,Kur’an-ı Kerim’i Okumanın’da Usul Ve Âdabı Vardır.
Bunları Bizzat Hazret-i Peygamber ( S.A.V ) Öğretmiş Ve Ashab-ı Kiram Buna Riayet Etmiş, Onlardan Sonra Gelenler’de Onlara Uyarak Aynı Yolu Takip Etmişlerdir.
Ancak Onlar Sadece Kur’ân’ı Okumakla İktifa Etmiyorlar, Manasını Anlayıp Belliyorlar’dı, Bilmedikleri Bir Şey Olunca, Onu Bilenlere Sorup Öğreniyorlar’dı, Böylece Kur’an’ın Hakkını Vermiş Oluyorlardı.
Ebu Abdurrahman Sülemi Bu Konuda Şu Açıklamayı Yapar:
Osman B. Affan, Abdullah B. Mes’ud Gibi Güzide Ashap, Bize Şöyle Haber Verdiler: Onlar Hazret-i Peygamber’den On Âyet Öğrendiler mi, Bu Ayetlerin Tefsirini Yapmadan, Mânalarını Anlamadan, İlme Ve Amele Dair Olan Mes’eleleri Çözmeden Diğer On Âyete Geçmezlermiş. Biz Kur’an-ı Kerim’i İşte Böyle Zatlardan Öğrendik. Biz Kur’an’ı Ve O’nunla Amel Etmeyi Belledik. Bizden Sonra Öyle Kişiler Gelecek ki, Kur’an-ı Kerimi Su Gibi Ezberleyecekler, Fakat Hançerelerini Ve Boğazlarını Geçmeyecek…

Yüce Allah Ayetlerin’de Kur’anın Faziletini Şöyle Açıklıyor:

“Kur’ân’ı Tane Tane, Açık Açık Oku!”(Müzzemmil Sûresi, 73/4.)

“İşte bu (Kur’ân), bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Buna uyun ve Allah’tan korkun ki size merhamet edilsin.” (En’âm, 6/155).
“Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik.”
(A’râf, 7/52).
“Kitab’a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.”
(A’râf, 7/170).
“Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.”
(Arâf, 7/204).
“Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. De ki: Ancak Allah’ın lûtfuf ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.”
(Yunus, 10/57, 58).

Kuran-ı Okumanın ve Okutmanın Fazileti Hakkında Bazı Hadisler

Kıyamet Gününde Kur’an-ı Kerîm Gelecek ve Allah Teâlâ’ya: ‘Yâ Rabbî! Kur’an okuyan kimseyi şeref süsüyle süsle!’ diyecek; bunun üzerine Kur’an okuyan kimse şerefle süslenecek.”
“Yine Kur’an-ı Kerîm: ‘Allah’ım! Ona şeref elbisesi giydir!’ diyecek; hemen o zâta elbiselerin en değerlisi giydirilecek. Sonra Kur’an: ‘Rabb’im! Ona şeref tacı giydir!’ diye niyâz edecek; o kimseye şeref tacı giydirilecek. Sonunda Kur’an-ı Kerîm: ‘Yâ Rabbî! O kulundan razı ve hoşnut ol! Senin hoşnutluğundan üstün bir şey yoktur.’ diyerek Kur’an okuyan kimseyi mânevî mertebelerin en yükseğine ulaştıracak.” (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an 18; Dârimî, Fezâilü’l-Kur’an 1).

“Hafızasında Kur’an’dan Bir Şey Bulunmayan Kimse, Harap Eve Benzer.”
İbniMes’ûd
”Kur’an Okuyun, Zira O, Kıyamet Günü Sahibine Şefaatçi Olacaktır.”
Müslim

Hazreti Peygamber Bir Defa Ebû Zer’e Demişti ki; Ya Ebû Zer! Allah’ın Kitabından Bir âyeti Öğrenmen, Senin İçin Yüz Rekât Namaz Kılmaktan Daha Hayırlıdır. İlimden Bir Bab Öğrenmen, Onunla Amel Olunsun, Olunmasın, Yüz Rekât Namazdan Hayırlıdır.”

İbni Mace

Kur’ân’ı Mâhir Olarak (Mahrecini, Tecvidini, Sesini, Kıraatini Bilerek) Okuyan, Şerefli, İtaatkâr Elçiler Olan Meleklerle Berâberdir. Kur’ân’ı Kendisine Zor Geldiği Halde Kekeleyerek Okuyan Kimseye İse İki Kat Sevap Vardır.(Riyâzü’s-Sâlihîn, 991.)

Rabbim Bizleri Hakkıyla Kuran-ı Okuyup Hayatına Tatbik Edip, Gerçek Manada Amel Eden Kulların’dan Eylesin…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir